Prof.Dr. İsmet Dökmeci

Son dönemlerde kamuoyunda deterjanların doğaya, dolayısıyla insan sağlığına olan zararları merak ve endişeyle tartışılmaktadır. İhmaller ve sorumsuzluklar sonucu ortaya çıktığına inandığımız çevre kirlenmesi sorunu bugünün insanlarının gelecek nesillerine bırakacağı kötü bir mirastır.

Deterjanlara temizleyici özellik veren yapısındaki yüzey-aktif maddelerdir. Üreticiler çoğunlukla deterjanlar içinde pahalı olan bu maddeleri düşük oranda (%10-30) kullanmakta, onun yerine ucuz olan bentonit, kaolin, değişik tuzlar, asitler ve silikatlar gibi temizleyici özellikleri olan suda az eriyen inorganik maddeler karıştırmaktadırlar. Bir deterjanın yapısındaki biyolojik bozulmaya (biyodegredasyon) uğratmayan maddelerin oranı onun çevre kirlenmesi ve sağlığa olan zararlarının göstergesidir. Bu maddelerin su ve toprakta bozulmadan kalıp, akarsularla göl ve denizlere ulaşması buralarda yaşayan canlıları ve onlarla beslenen insanların sağlığını tehdit etmektedir. Son 25 yıl içerisinde birçok ülke deterjan üretiminde biyodegredasyonu hızlı yüzey-aktif maddeler ve katkı maddeleri kullanmaktadırlar.

Deterjan içerisinde bulunan yüzey-aktif madde dışında önemli oranda (%70-90) bulunan temizleyici, beyazlatıcı, yumuşatıcı, köpürtücü, parlaklık verici ya da antiseptik özellik veren katlı maddelerinin çoğu da yüzey-aktif madde gibi insan organizmasına gıdalardan ve diğer yollardan girdiklerinde dokularda iritasyon sonucu olumsuz etkilere neden olabilmektedirler. Bir çok kanser türünün ise dokuların sürekli iritasyonu sonucu oluşabildiği literatürlerde bildirilmektedir. Ayrıca akciğer tahribatı, akciğer iltihabı, alerjik reaksiyonlar, santral sinir sisitemi, kalp, böbrek ve kan damar rahatsızlıkları, endokrin ve bağışıklık sistemi bozuklukları gibi önemli rahatsızlıkların kaynağı üretimde kullanılan katkı maddeleri ve dolayısı ile deterjanlar olabilmektedir.

Bulaşık ve çamaşır deterjanları, yağ çözücü, leke giderici, gibi temizlik ürünleri mikropları nasıl anında eritip yok ediyorsa, akciğer ve beyin hücrelerini de aynı şekilde doğrudan etkilemektedirler. Solunum yoluyla vücuda karışan bu temizlik ürünleri beyin damarlarını, akciğerlerdeki bronşları eritip yıpratır, kana karışır. Kan dolaşımı bozuklukları, MS, alzheimer gibi ağır beyin hastalıklarına, akciğer, karaciğer, böbrek hastalıklarına ve ayrıca kısırlığa yol açarlar. Bu petrokimyasalların belirlenmiş ve belirlenememiş onlarca zararı vardır.

Dr. İslam Yıldırım

Anti bakteriyel jel ürünlerin kullanımı domuz gribine karşı hiçbir koruyucu özelliği olmadığını belirten Dr İslam Yıldırım; "Domuz gribi bir virüs tarafından oluşturulmakta iken anti bakteriyel jeller ise bakterilere karşı kullanılmamalı. Bu tür ürünlerin aşırı kullanımında jellerin domuz gribini engellemek bir yana bulaşmasına zemin bile hazırlar" dedi.

Jellerin aşırı kullanımda elerdeki koruyucu tabakayı ortadan kaldırabileceğini belirten Dr İslam Yıldırım; "Bundan dolayı zararlı bakteriler ve virüsler ellere daha kolay şekilde yerleşmekte be hastalığa sebep olabilir" diyor.Çocukların bu tür ürünlerden uzak tutulmasını öneren Dr Yıldırım, mutlaka kullanılması gerekiyorsa ebeveyn kontrolünde kullandırılmalıdır diyor

Özellikle yoğun çamaşır suyu kullanan hanımlarda çamaşır suyunun solunum yollarını tahriş ederek virüslere açık hale getirdiğini belirten Dr Yıldırım, genel temizlikte saç, tırnak, genel vücut temizliği, düzenli banyo, ellerin düzenli yıkanması, kıyafet temizliği gibi kişisel kurallar genel sağlık için son derece önemli olduğunu hatırlatıyor.

Page 1 of 3 1 23 »

   Ferhatpaşa Mah. Gazipaşa Cad. 51. Sok. No:50 Ataşehir / İSTANBUL        +90 216 660 06 24       info@cleanfort.com.tr    © 2013. Tüm Hakları Saklıdır